İşitme Engeli Olan Bireylerin Ailelerine Öneriler

İşitme Engeli Olan Bireylerin Ailelerine Öneriler

İŞİTME ENGELİ OLAN BİREYLERİN AİLELERİNE ÖNERİLER

İşitme yetersizliği olan bireylerde erken tanı, erken teşhis, erken cihazlanma ve eğitim çok önemlidir. Son yıllarda yeni doğan tarama testleriyle bireyde işitme yetersizliği olup olmadığı tespit edilmektedir. Vakit kaybetmeden uzman odyolog kontrolünde bireyin kaybına uygun işitme cihazı takılmalıdır.

Bir işitme yetersizliği olan bireyin işitme cihaz yardımıyla kendi sesini duyması mutluluk verici bir olaydır. Çocuklar bu şekilde duyduğu sesleri taklit ederler. Eğer çocuklar cihaz kullanmayı bırakırlarsa ses çıkarma davranışı da azalacaktır. Bu konuda aile bireylerimize önemli görevler düşmektedir:

Aile çocuğun işitme cihazının çalışıp çalışmadığını kontrol etmelidir. Aile pillerin takibine dikkat etmeli ve cihazına uygun piller kullanmalıdır. Aile kulak kalıplarının ve hoparlörlerin bozuk ve kirli olmamasına, kordonların sağlam ve kırılmamasına özen göstermelidir. Aile çocuğun işitme cihazını uzman odyologun ayarladığı şeklide korumalıdır. Dikkat edilmediği zaman çocuğun cihazından yarar sağlaması söz konusu değildir.

Bazı çocuklar cihazlarını takmak istemeyebilirler. Bunların başında bireyin küçük yaşta olması ve cihaza uyum sağlamaması yer alabilir. Daha sonraki yaşlarda çocuklar ‘’Kulağım ağrıyor, biraz kulağım dinlensin, çok ses geliyor rahatsız oluyorum, herkes bana bakıyor rahatsız oluyorum’’ gibi söylemlerle cihazını takmayabilirler. Ebeveynler çocuklarına cihaz kullanımı teşvik edici çalışmalar yapmalıdır. Çocukların ilgisini çekecek ve hoşlarına giden işitme cihazı aksesuarları, işitme gelişimini geliştirici oyuncaklar, işitme cihazı kullanımı ile ilgili CD’ler ve kitaplar alabilirler. Aile çocuğuna işitme cihazını işitme duyusu gibi görmesini sağlamalı, çocuğuna cihaz takma bilinci kazandırmalıdır. Bu bilinci kazanan bireyler cihazlarını aktif ve donanımlı bir şekilde kullanarak işitme duyularında bulunan sinirleri harekete geçirebilecektir.

Çocuğun işitme cihazını ailesine bir silah gibi kullandığı dönemlerde olmaktadır. Örneğin çocuğun istediği bir davranış yapılmadığında çocuk cihazını çıkarmakla ailesini tehdit etmektedir. Bazı aileler çocuk cihazını çıkarmaması için çocuğun davranışı pekiştirmektedir. Bu durum olumsuz pekiştirildiğinden çocuk her istediği davranış için bu durumu kullanabilir. Çocuğun bu davranışı sıklıkla artacaktır. Aile bu durumda çocuğuna taviz vermemeli, çocuğunu yaptığı davranışlara kulak asmamalıdır. Çocuk kaç kez olursa olsun cihazını çıkarması halinde aile sabırla çocuğuna cihazını taktırmalıdır. Ailesinin bu tutumunu gören bireyde sönme davranışı gerçekleşerek durumu kabullenme yoluna gidecektir. Cihaz eğitimi konusunda ebeveynler kararlı olmalıdır.

Ebeveynlerin tüm ilgisini işitme yetersizliği olan bireyler üzerinde toplaması kaçınılması gereken bir durumdur. Unutmamak gerekir ki tüm aile bireylerinin birbirlerinin ilgisine, sevgisine ihtiyaçları vardır. Genellikle anneler işitme yetersizliği çocuklarına daha fazla ilgi vermeye gönüllü olmaktadır. Bu durum annenin diğer aile bireylerini özellikle eşini ihmal etmesine neden olmaktadır. Aile içerisinde bu durumun yaşanması iletişim kopukluğuna neden olabilir. Bu nedenle anne diğer aile bireylerine de aynı şekilde davranması ve zaman ayırması gerekmektedir.

Ebeveynler işitme yetersizliği olan çocuğuna ayrıcalıklı davranışlarda bulunmamalıdır. Ev ya da başka bir yerde yapılan ayrıcalıklı davranışları diğer çocuklar tarafından hoş karşılanmayabilir. Bu durum hem anne ve babaya hem de işitme yetersizliği olan bireye karşı olumsuz bir tavır sergilemelerine, çocuğun aile içerisinde dışlanmasına neden olabilir. Bu yüzden aile çocukları arasında çatışma ortamı yaratmamalıdır. Kardeşlerin ‘’keşke benimde bir işitme cihazım olsaydı’’ gibi düşünmesine zemin hazırlamamalıdır.

Ebeveynler işitme yetersizliği olan çocuğunun üzerinde disiplin kurmalıdır. Çocuk ailesini değil, aile çocuğu yönlendirmelidir. Ev içerisinde çalışma saatleri çocuğun istediği zamanlara göre ayarlanmamalıdır. Çünkü çocuk sürekli kendi isteği doğrultusunda aileyi yönlendirecektir. Eğer ebeveynler çocuk üzerinde otorite kuramazsa bu durum eğitimine olumsuz bir şekilde yansıyacaktır. Bu durum biz eğitimcilerin istemediği bir durumdur.

Ebeveynler ve yakın çevre işitme yetersizliği olan bireye normal bir bireymiş gibi davranarak iletişim kurmaları ve bu şekilde çocuğun sosyal yaşama uyumunu sağlamalıdır. Ebeveynler kararlı tutumunu akrabalarına ve yakın çevresine aktarmalı, onların çocukla doğal ve abartısız bir iletişim içine girmeleri gerektiğini anlatmalıdır.

Aile bireylerinin ev içerisinde çocuk ile etkinlikler ve çalışmalar yapmalıdırlar. Yapılacak olan bu etkinlikler sırasında çocuğun katılımını sağlamak, onun için hem eğlenceli olacak hem de pek çok konuma fırsatı yaratılacaktır. Ev aktivitesine için bir örnek verecek olursak, anne çamaşır yıkamaya hazırlanıyor işitme yetersizliği olan çocuğunu yanına almış, hadi hep birlikte dinleyelim.

‘’Önce çamaşırları ayıralım beyazlar makinenin içine, renkliler sepetin içine’’ diyor anne ve çocuğunda kendisiyle beraber aynı işi yapmasını istiyor. Çamaşırları bitirme işi bittikten sonra anne,

‘’Şimdi de biraz deterjan koyalım diyerek çocuğun eline bir parça deterjan veriyor. Deterjanı makineye sen koy diyor.’’

‘’Makinenin çalıştırma düğmesine basalım’’ Annenin ve çocuğunun yaptığı iş birbiriyle aynı anda gerçekleşmektedir.

‘’Makine çalıştı.’’ Kulağını öne tutarak, ‘’Dinle, su geliyor.’’ diye sürdürüyor. Çocuk sevinçle ellerini çırpıyor.

Doğal olarak çocuk birkaç denemede başarısız olabilir. Bu sizleri umutsuzluğa itmemelidir. Çünkü üç dört denemeden sonra çocuk yaptığı işle konuşulanlar arasında ilişki kuracaktır.

Ev aktivitelerinde ebeveynler hem işleri yapıyorlar, hem de çocuğun dil ve zihinsel gelişimine katkıda bulunmaktadırlar. Ev aktivitelerinde cinsiyetin yaptığı işle bağlantılı olması gerekmemektedir. Örneğin çamaşır yıkamak kızlar için, alışverişe gitmek erkek için yapılan bir etkinlik olarak algılanmamalıdır. Önemli olan çocuğumuzun dil gelişimine katkı sağlamaktır. Ayrıca çocuk ev aktiviteleri için zorlanmamalı ve çocuğun yaş düzeyine uygun ev aktivitesi seçilmelidir.

Ama bazı ebeveynler tüm çalışmalarını ev içerisinde yapmaktadır. Çocukların sosyal çevre ile iletişime girmesi sağlanmalıdır. Örneğin parkta yaşıtları ile oynamalıdır, alışverişe gidilmeli, her hangi bir yere çevre gezisi yapılmalıdır. Ebeveynler çocuğun sosyal yaşamını kısıtlamak yerine zenginleştirmelidir.

‘’Çocuğunuzun geleceğini sahip olduğu işitme yetersizliği değil,

Ona vereceğiniz eğitim belirler. ‘

Alıntıdır.

Başa Dön